Web Programlamanın Şaşkın Paradigmaları

Ağustos 28, 2009 by mucit · 3 Comments 

İnternetten önce insanoğlu BBS‘lere bağlanıyordu. Web sayfası diye bir kavramın olmadığı bu devirde çevirmeli modemlerle uzaktaki bir sunucuya bağlanıp forum merkezli cemiyetler oluşuyor ve mensup olan ademoğulları deli gibi buluşuyorlar, kaynaşıyorlardı. Bu insanlar internetin hayatımıza dalışıyla sıradanlaştılar ve diğer tüm internet tüketicileri gibi anlık mesajlaşma ve IRC programlarında buhar oldular. Bir devri ve o devrin kültürünü gömmüş olduk.

İnternet ilk safhada, “eşittir” (SuperOnline değil) durağan web sayfalarıydı. Durağan web sayfası, programlamanın yani hayatın olmadığı yerdi. Her birey, web sayfasına berbat bir sayaç, ziyaretçi defteri veya anket koyabilmek için bunları sunan az sayıdaki üçüncü parti, ilkel servislerin yollarını aşındırıyordu.

Kendin pişir kendin ye” çağına geldiğimizde paradigma kaydı. Artık “muhannete muhtaç”lıktan terfi eden ademoğlu, kendi sitesinde kendi işini görür olmuştu. Eskinin servisleri, sessizce buhar oldular. Anket ve ziyaretçi defterlerini de alıp gittiler.

Son safhada web’in programlama paradigması yine yön değiştirdi. Servis temelli mimari yine moda oldu; ancak daha gelişerek ve sosyalleşerek. Siteler daha önce içlerinde yaptıkları işlemleri, daha kaliteli ve işveli online servislere havale eder oldular. Toz ve buluttan yepyeni bir dünya doğdu.

Şimdi neredeyiz?

Web programlama, sunucu tarafında olduğu kadar tarayıcı tarafında da yüceldi. “Thin client” diye aşağılanan web tarayıcılar birer uygulama platformuna dönüştü. Bu platformun yapamadığı şey neredeyse kalmadı.

Bu gerçeği hasbelkader içinde bulunarak yaşayanlar veya vizyon sahibi olup evelden görenler, şimdi para sayma makinesi aldılar. Dünyanın en büyük şirketleri oldular. Küçük olup büyüdüler, büyüklere satıldılar.

Nihayet web, elimizdeki her şeyi kendine emanet vermemizi isteme noktasına geldi. “Bulut-işlem” yani cloud-computing dev şirketlerin vizyoner dudaklarında şekeri kaçmış, sünmüş bir ciklet oluverdi. Balon olup patlamaz inşallah.

Biz de…

Biz de web için kod yazmış, tarzanlık yapmış insanlar olarak, düşe kalka bugünlere gelen ve artık bacasız endüstrilerin önde gideni olan “web”i şaşkınlıkla ve gururla selamlıyoruz. İyi ki var.

Cat Stevens’ten bir sözle bitirelim: It’s a wild world web!

Çünkü bu şaşkın paradigma kaymaları, aynı zamanda vahşiydi de.